28 Nisan 2017 Cuma
4 Nisan 2017 Salı
olmak...yapmak...
hal haline getirmek...
nefes almak...
tercihlerinde özgür; sonuçlarından sorumlu olmak...
nefes alıp bakmak içine neler oluyor; neler var orada diye...
bir gece uyumak üstüne her ne ise hayatın sunduğu içinin almadığı...
bir hal...
bir halsizlik...
gidilecek yerin olmamasının huzuruyla gelen güven...
kendini sobeleyen hallerine bakakalan varlığın...
dönüş'ümün en siyaha ve beyaza yakın grisine dair farkındalık...
aldığınca...
aşkla, ışıkla,
burçak
burçak
30 Mart 2017 Perşembe
Eski sokağının üzerinde gezdirdi parmak uçlarını...
Gözlerini kapattı ve kandil gibi uçları yeşillenen incir ağacının dallarını tutacakmış gibi uzattı elini boşluğa;
Yüzünde özlemle karışık bir tebessüm...
Gün doğumlarını beklerken duyduğu heyecan tam da o anda en varlık haline yerleşti...
Daha da sıktı göz kapaklarını ve penceresini süsleyen dut ağacının özlemine bıraktı kendini...
Kuş sesleri beliriverdi ve yüzünü gökyüzüne çevirdiğinde; uçmayı yeni öğrenen yavruların volesiyle uyandı... kayboldu doğanın içinde... sessiz... sedasız...
iyi ki...
aşkla, ışıkla ve özlemle yeniköy'e
Burçak
25 Şubat 2017 Cumartesi
Güneşli bir Ankara sabahı...
Koşar adım girdim mağazanın içine iki lastik toka almak için... bir kaç pembe varmış üzerinde renkli boncukları olan... o sırada yanımda belirdi Abdurrahim, ışıltılı gözleri kucağına sığmayan peçete poşetleri ile... Avucundaki tüm kuruşları bıraktı sonra...
Git dedim al ne istersen... kendine çikolata ne istersen... yarı mahçup yarı umutlu baktı yüzüme; sonra koşturdu biraz marketin içinde ve yanıma geldi...
gözlerimin en içine bakıp sordu
"abla kardeşime bez alabilir miyim?"
Söz bitti... an dondu... insanlığın ayıbı asılı kaldı...
Burçak
Koşar adım girdim mağazanın içine iki lastik toka almak için... bir kaç pembe varmış üzerinde renkli boncukları olan... o sırada yanımda belirdi Abdurrahim, ışıltılı gözleri kucağına sığmayan peçete poşetleri ile... Avucundaki tüm kuruşları bıraktı sonra...
Git dedim al ne istersen... kendine çikolata ne istersen... yarı mahçup yarı umutlu baktı yüzüme; sonra koşturdu biraz marketin içinde ve yanıma geldi...
gözlerimin en içine bakıp sordu
"abla kardeşime bez alabilir miyim?"
Söz bitti... an dondu... insanlığın ayıbı asılı kaldı...
Burçak
19 Şubat 2017 Pazar
Aşkınız dünyanın en güzel şiirlerinin yazıldığı şehre ilham versin...
Kalemimden tam da bu satırlar döküldüğünde arnavut kaldırımları ve de anneannemin dantelleri seslendi parmak uçlarıma.
Gün güzeli bir başlangıçta fonda hafiften esinti yaratan ezgi, şehirlerin kıymetlisi arnavut kaldırımlarının hikayesini anlatıyor. Arnavut kaldırımları anneannemin o eski sandıkta sakladığı dantellerine benzer aidiyeti taşıyor ilmeklerin arasında. Arşınlarken sokakları adımlarımla; dantellerde gezdirirken parmak uçlarımı bir döneme; yaşanmışlığa şahitlik etme çabasına girmemem mümkün değil. Kokusu tanıdık, ayaklarımın aşina olduğu şehirlerdeki arnavut taşlı sokaklar en iyi sırdaşı; en iyi sırdaşım oluveriyor coşkuyla büyüsüne kapıldığım üstü tozlanmaya yüz tutmuş anılarımın. İçinde bir ben varken; yanıma eklenen bir ses daha da dokunulmaz kılıyor yaşanmışlıklarımı; öpmeye de unutmaya da kıyamıyorum. Hiç bitmesin istediğim ve aşkın en hiç haline kavuştuğum o an'ı durup dondurmaya niyet, tüm varlığını sarıyor. Bir düşün içine düşmüşken, kuş yuvalarını barındıran ağacın ucundaki bahar dalının ilk çiçeği içimde aheste beste bahara yelken açıyor ve göz göze geliyoruz.
Aşkla, ışıkla,
Burçak
Kalemimden tam da bu satırlar döküldüğünde arnavut kaldırımları ve de anneannemin dantelleri seslendi parmak uçlarıma.
Gün güzeli bir başlangıçta fonda hafiften esinti yaratan ezgi, şehirlerin kıymetlisi arnavut kaldırımlarının hikayesini anlatıyor. Arnavut kaldırımları anneannemin o eski sandıkta sakladığı dantellerine benzer aidiyeti taşıyor ilmeklerin arasında. Arşınlarken sokakları adımlarımla; dantellerde gezdirirken parmak uçlarımı bir döneme; yaşanmışlığa şahitlik etme çabasına girmemem mümkün değil. Kokusu tanıdık, ayaklarımın aşina olduğu şehirlerdeki arnavut taşlı sokaklar en iyi sırdaşı; en iyi sırdaşım oluveriyor coşkuyla büyüsüne kapıldığım üstü tozlanmaya yüz tutmuş anılarımın. İçinde bir ben varken; yanıma eklenen bir ses daha da dokunulmaz kılıyor yaşanmışlıklarımı; öpmeye de unutmaya da kıyamıyorum. Hiç bitmesin istediğim ve aşkın en hiç haline kavuştuğum o an'ı durup dondurmaya niyet, tüm varlığını sarıyor. Bir düşün içine düşmüşken, kuş yuvalarını barındıran ağacın ucundaki bahar dalının ilk çiçeği içimde aheste beste bahara yelken açıyor ve göz göze geliyoruz.
Aşkla, ışıkla,
Burçak
10 Şubat 2017 Cuma
![]() |
| Yeniköy... Gün Doğumu |
Sesin öncelikle...
Çıkan tınının içinde öyle bir ton var ki gönüller yapar...
Çıkan tınının içinde öyle bir ton var ki gönüller yıkar...
Tonu var örneğin şiddetin... çiçeğin renkahenk hallerinin...
Siyahın en açık tonu beyaz...
Ton tona biraz zıt ama bir o kadar da zengin aralarında barındırdığı ile...
Ve bir o kadar da zengin, derin o tonton anneannelerimiz, dedelerimiz...
Gezilip anı biriktirilecek tonlarca saklı bahçe var dünyada...
Arnavut kaldırımlarında dondurulacak tonca anı ve de...
Tonlarca bedeli var kalmanın ve gitmenin...
Kalan olmanın; gidene ses etmemenin...
Notalar var kalbini pembenin en aşk tonuna bürüyen...
Tonlarca kamburu var varlığın kendine görev edindiği...
Tonu var aşk'ın bir sessiz, mesafeli, özlem dolu bir coşkulu...
Tonu var yaşamın... bir belli bir belirsiz...
aşkla, ışıkla,
burçak
9 Şubat 2017 Perşembe
![]() |
| Hich Otel Konya |
Aralık kalacak hep kapı...
Giden kendiliğinden; gelen kendiliğinden...
Senin damağında kekremsi bir tat bırakanları ardına salıverdiğin...
İçinin aldıklarını buyur ettiğin...
İlla ki gitsin diye gözünün içine bakmadığın...
Gayipten bir teslimiyet hali kapı aralığı...
Bir de içini saran merak elbette; seni neyin beklediğine dair...
Aldığı kadar cesaret...
Üç adım ileri; iki adım geri...
Denelinesi...
aşkla, ışıkla
burçak
22 Ocak 2017 Pazar
Buram buram çilek kokar ankara :)Bir köşe başında ellerini bularsın hamura dostların mekanında...
Bir diğerinde adına "gardrop" dediği; kendine özgü kahkahasıyla misafir edildiğin yerde alışverişin en keyiflisini yaparsın...
Eline telefonu aldığında; tanıdık dostların 20'li; 30'lu gruplarla pazar kahvaltısındaki mutluluğuna şahit olursun...
Ya da kendin zaten bir parçasısındır kucağındaki kıpır kıpır mutlulukla...
Biraz pusulayı çevirdiğinde... en mis kokulu ve adına baldan badinim dediğin; sevmelere kıyamadığın "rüzgarın" ve senin içinde asla büyütemediğin can yarın karşılar...
Şımartmak istersen kendini illa ki tanıdık biryer bulursun kendini içine bırakacağın; çileğin yanında servisine aldığın mozaik pasta ile keyiflere doyamayacağın...
Gri gökyüzünün arasında güneş yüzüne vurduğunda dahi ellerini ancak aşk'ın o da yoksa anılarının; dostlarının ısıtacağı yerdir Ankara...
Melankolinin en gözde şehridir...
Anılarını oraya buraya; sokak aralarına sıkıştırdığın ve ansızın karşına çıktığında içinin sızladığı şehirdir...
Çirkin mi çirkin bir o kadar da çilek kokulu sığınağımızdır bizim...
Sofraların keyifle kurulup; neye güldüğümüzü bilmeden akan zamandır dostlarla...
Burnun sızladığında dert ortağının ateşböceğine dönüşüp ışığını en kalbine yerleştirmesidir...
Parmaklarının arasına alıp; damağında hafif ekşi bir tat bırakmasın diye çileğini batırdığın pudra şekeridir ankara dostlukları...
Köşedeki çiçekçiden aldığın bir tutam sümbüle bakışından; yıllardır seni tanıyan çiçekçinin ruhuna hediye ettiği tek bir beyaz gül'dür; yanında nazar boncuğu da ikramiyesi...
Hem en çok söylendiğin; hem de sımsıkı sarıldıkların köşe başında olduğu için vazgeçemediğin yaşam alanındır kendine özgü...
aşkla, ışıkla
burçak
17 Ocak 2017 Salı
Evet ama; ya olsa...
Evet ama dediğin ve kapının en kapalı yüzüne yüz sürdüğün an seslendi içten bir ses...
Ya olsa...
Burada koçluk deyimiyle; uçmak serbest :)
Ya olsa...
Evet ama; ya olsa...
Yaşamak istediğin onca şeyin önündeki kendince engellerin evet ama'lar denizinde âmâ âmâ gezindiriyor seni yaşamın kıyısında;
Ya olsa kapısı aralandığında elinde sihirli değneğin çalakalem umut...
aşkla, ışıkla,
burçak
Evet ama dediğin ve kapının en kapalı yüzüne yüz sürdüğün an seslendi içten bir ses...
Ya olsa...
Burada koçluk deyimiyle; uçmak serbest :)
Ya olsa...
Evet ama; ya olsa...
Yaşamak istediğin onca şeyin önündeki kendince engellerin evet ama'lar denizinde âmâ âmâ gezindiriyor seni yaşamın kıyısında;
Ya olsa kapısı aralandığında elinde sihirli değneğin çalakalem umut...
aşkla, ışıkla,
burçak
12 Ocak 2017 Perşembe
I see you...
merhaba eski dost...
nicedir çıkmaz olmuştu sesin soluğun...
unutmuşum... nasıl nefessiz bıraktığını...
yunus'u anlatan aşk'ın gözyaşlarına deli divane daldığım uykusuz gecelerin ardından...
beni benden alan; beni bana hatırlatan; beni benimle saran bir hale bulandım...
bedenimde canlandı korkular, kayıplar...
bilmez misin ki sen kendini? ile başlayan sorular sordurttu yine en öz'e... gayipten...
utana sıkıla bir imdat çığlığı parmaklarımdan dökülüverdi eski bir dost'a...
sessiz sedasız geçirilen 3 gece 4 güne özlem... ve dahasına susamışlık hali dolandı akla; yüreğe...
evi saran sümbül kokusu su serpti karnımın üstündeki ince sızıya...
burnumdaki nefes bedene sığmaz oldu...
göz yaşları şükran...
aşkla, ışıkla,
burçak
merhaba eski dost...
nicedir çıkmaz olmuştu sesin soluğun...
unutmuşum... nasıl nefessiz bıraktığını...
yunus'u anlatan aşk'ın gözyaşlarına deli divane daldığım uykusuz gecelerin ardından...
beni benden alan; beni bana hatırlatan; beni benimle saran bir hale bulandım...
bedenimde canlandı korkular, kayıplar...
bilmez misin ki sen kendini? ile başlayan sorular sordurttu yine en öz'e... gayipten...
utana sıkıla bir imdat çığlığı parmaklarımdan dökülüverdi eski bir dost'a...
sessiz sedasız geçirilen 3 gece 4 güne özlem... ve dahasına susamışlık hali dolandı akla; yüreğe...
evi saran sümbül kokusu su serpti karnımın üstündeki ince sızıya...
burnumdaki nefes bedene sığmaz oldu...
göz yaşları şükran...
aşkla, ışıkla,
burçak
5 Ocak 2017 Perşembe
Huy işte...
Elindeki çaputu gördüğün dala bağlamak...
Alelade gezindiğin bir şehirde karşına çıkan köprüden geçerken elindeki bozuk parayı sımsıkı bir nefesle suya bırakmak...
Yolun yeniden düşsün diye toplu iğne bırakmak renkahenk sokaklara...
Yalpalaya yalpalaya çıktığın tepenin üzerindeki dilek ağacıyla konuşmak...
Yeni ay yüzünü gösterdiğinde dileklerini nefessiz sıralamak...
Sağ adımla ilk kez girilen her neresiyse yine iki nefes arası hayallere dalmak...
Yeni yılda herkes kendi telaşındayken; bereketi tüm yıla saçacak nar'a dokunmak...
Mevsimin ilk meyvesinden koskocaman bir ısırık aldığında yine homurdanarak sıralamak her ne ise gönlünden geçen...
Çocuk gibi her birinde gözlerini kapatıp yüzüne gülümseme yerleştirme telaşına girmek...
Kadehi can can'a buluştururken; gözlerini birbirinden ayırmamak...
Buzdolabının üstüne bulup buluşturduğun fotoğraflardan yeni yılda sen'i resmetmek...
Her akşam bir mum ışığıyla buluşmak ve bakakalmak altın sarısı ışığına...
Yaşamı yaldızlı beyaza bürüyen kar tanelerinin doğadaki izinde; parmak uçlarındaki sızısında yaşamı bulmak...
Çiçeklerini bir niyetle köklendirmek ve illa ki elini toprağa bulamak...
Menekşelerinin tomurcuklarını öpmek...
Koklayarak sevmek...
Sevgiyle bırakmak...
aşkla, ışıkla,
burçak
Elindeki çaputu gördüğün dala bağlamak...
Alelade gezindiğin bir şehirde karşına çıkan köprüden geçerken elindeki bozuk parayı sımsıkı bir nefesle suya bırakmak...
Yolun yeniden düşsün diye toplu iğne bırakmak renkahenk sokaklara...
Yalpalaya yalpalaya çıktığın tepenin üzerindeki dilek ağacıyla konuşmak...
Yeni ay yüzünü gösterdiğinde dileklerini nefessiz sıralamak...
Sağ adımla ilk kez girilen her neresiyse yine iki nefes arası hayallere dalmak...
Yeni yılda herkes kendi telaşındayken; bereketi tüm yıla saçacak nar'a dokunmak...
Mevsimin ilk meyvesinden koskocaman bir ısırık aldığında yine homurdanarak sıralamak her ne ise gönlünden geçen...
Çocuk gibi her birinde gözlerini kapatıp yüzüne gülümseme yerleştirme telaşına girmek...
Kadehi can can'a buluştururken; gözlerini birbirinden ayırmamak...
Buzdolabının üstüne bulup buluşturduğun fotoğraflardan yeni yılda sen'i resmetmek...
Her akşam bir mum ışığıyla buluşmak ve bakakalmak altın sarısı ışığına...
Yaşamı yaldızlı beyaza bürüyen kar tanelerinin doğadaki izinde; parmak uçlarındaki sızısında yaşamı bulmak...
Çiçeklerini bir niyetle köklendirmek ve illa ki elini toprağa bulamak...
Menekşelerinin tomurcuklarını öpmek...
Koklayarak sevmek...
Sevgiyle bırakmak...
aşkla, ışıkla,
burçak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hadi bir hesap yapalım beraber. İster misiniz? Merak ediyorum... tıpkı yolunu kaybetmiş, ancak kaybolduğunun farkında olmayan bir çocuk gib...
-
Karşımıza çıkan yüz'ün yüz'eyidir ilk "merhaba"yı söyleyen... Yüz yüze kalınan yüreklerin yüzeyinden daha derini...
-
kendime ait bir hikaye anlattım merakla bakan iki kocaman göz bebeğine... bana en mutlu olduğum anı sordu... önce biraz bakındım; bir...
-
Guslav Klimt - Embrace Şems'in " Düzenim bozulur,hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden bilebilirsin hayatın...








