10 Mart 2014 Pazartesi

Hayatınızı iyileştirin

Hayatınızı iyileştirin... ilk duyduğunuzda bu iki mucizevi kelimeden oluşan cümleyi ne geliyor içinizden?

 - gülümsemek, hızlıca kapının arkasına saklanmak, görmezden gelmek, hayatınızda nelerin iyileşmesini istediğinizi sıralamak, aynanın karşısına geçip "hayatımı iyileştiriyorum" demek ya da hayatım zaten muhteşem ve "kendimi tam da olduğum gibi seviyorum" diye gözleriniz ışıl ışıl kendinize seslenmek... -

Ben kendi payıma düşeni anlatayım diye sizlerle yeniden buluşmak istedim... Sizlerden de dinlemek harika olur ama "hayatınızı iyileştirin" cümlesinin size ne ifade ettiğini ya da boşverin çıkarın beni aradan aynanın karşısına geçin ve kendinize söyleyin...

Kendi içimde biriktirdiğim ve halının altına güzelce tıkıştırdığım kelimelerim ve duygularımla karşı karşıya buldum burçakı... Çok da iyi tanımadığım 30 kişi ile ne kadar tek yekmişiz... birbirinden farklı hikayelerimizi ortak kılan kendimizi sevmemizin ve affetmenin önüne koyduğumuz engellermiş meğerse...

Çocukluğumuza doğru yolculuk yaptık hayatımızı iyileştirmek için muhteşem cesurca bir adım atarak... Bir adım daha ileri gittik el ele tutuşuyor olmanın verdiği güvenle ve kendi anne-babamızın küçüklüklerinden dem vurduk... Önümüzdeki güzel beyaz yastıklardan meleklerin en muhteşem işaretlerinden olan tüyler dışarıya fırlayana kadar durmadı yumruklarımız... Yeri geldi sımsıkı sarıldık yeri geldi muhteşem (!) seslerimizle eşlik ettik ruhumuzun en derinine seslenen şarkılara... ki o şarkılardan biri her an kulaklarımda... "kendimi tam da olduğum gibi seviyorummmm"...

Tüm bunlar olup bittiğinde pembe ve beyaz güller sardı etrafımızı ve birbirimize düşüncenin düşündüğü en büyük mucizenin "gül" halini hediye ettik ışıkla ve aşkla...

En beyazından yepyeni bir sayfa açıldı her birimizin hayatında ve tüm bunlardan habersiz annem dün bana bakarak dedi ki... kızım çok şükür ışık oldun :)))

Muhteşem iki şifacı, benim canım dostlarım Mesude Evliyazade ve Müzeyyen İşler; benim heal your life ailem.. sizleri çok seviyorum...

Umarım bir gün bu şifayla kesişir her birinizin yolları...

Hayatınızı iyileştirin https://www.facebook.com/hayatiniziiyilestirin 

Sevgi, ışık ve aşkla...
Burçak 

11 Şubat 2014 Salı

kanal

Asl'olan Aşkla, koşulsuz sevgiyle bağlantı kurmanızın en muhteşem kanalıdır erkeğinize; kadınınıza karşı hissettiğiniz; karnınızda kelebekleri uçuran o hiçlik hali... 
Bir diğer muhteşem kanal da hiç şüphesiz bir insan yavrusunun ya da bir canlı yavrusunun saflığı ile kuşatılmış bulmaktır kendinizi... 
Belki de bir diğeri gün doğumunu karşılarken gökyüzünün binbir çeşit; renkahenk selamını içinize çekmektir... 
Kimbilir belki bir kanal da çiçeklerin bilgeliğinin farkına vardığınız o bir kaç saniyedir... 
Yaşamın, evrenin bize sunduğu pek çok fırsat vardır sonu aşk'a, koşulsuz sevgiye uzanan... 
Her birimiz için farklı bir an; farklı bir kanal... 
Pek çok farklı yolculuğun sonunda birleşeceği nokta aşk ve koşulsuz sevgi... 

hal böyleyken... aşk, ışık olsun... ve öyle de oldu... 

burçak

30 Ocak 2014 Perşembe

silence...


en büyük dönüşümler gelir sessizliğin ardından... Sessizliğin size ne söylediğini dinleyin... Izin verin ne kadar güvenli olduğunuzu ve sevildiğinizi hissettirsin size sessizlik tüm asaleti ile... Her ne ise korktuğunuz, oldurmaya çalıştığınız; onu bırakın sessizliğin kollarına ve sadece sessiz kalın mucizelerin kapıları ardı ardına açılırken... Ruhunuzu özgür kılan yerleri, ilişkileri çağırın hayatınıza sessizliğinizin armağanı huzur ve sevgi ile... Aşkla... Işıkla... Burçak

14 Ocak 2014 Salı

arinma

#kışgüneşi #günaydın 21 gün... varlığımızın insan halinin alışma, dönüşme süresi... Mücizevi 21 gün... Her gün iş yerinde, evde, dışarıda sınandığımız ve kendimizi "şikayet ederken, memnuniyetsizliğimizi dile getirirken ya da eleştirirken" bulduğumuz zamanlar yorar gönlü ve bir bakarsınız alışmışsınız...
Bugün perhiz başladı 21 gün boyunca kontrolü ele alıyor ve ardından da ışığımın karşısındaki bu ilüzyondan ibaret herşeyi sonsuzluğa teslim ediyorum...
21günün sonunda ise biliyorum ki çoktaaannnn tüm yaklaşımımdan, kelimelerimden silinmiş olacaklar...

ışık ve aşkla...
burçak

1 Ocak 2014 Çarşamba

2014

#2014 yeni yıl nar'ını patlatırken elime bakan kıymık hala orada, yeni yıla giden geceyi, eskiyi değil de yeni yılın sabahına olan aşkım da sabit, evimin içinde, dışında her yerinde günü kaşılayan martıların, teknelerin sesi, alt kattaki kuzen!e süpriz kahvaltı, yeni yılın ilk telefon konuşması ve o dostun canına ekli can'ım, yeni yıl meditasyonu, teşekkürleri, elimdeki kitabım, sıcacık yuvam... yeni ay dileklerim, hediyelerim...

❤ Farkındalığımızın her saniye arttığı, kapıların içine ve dışına adımlarımızı cesaretle atabildiğimiz, peri dostlarla bolca eğleneceğimiz, şifalanacağımız, şifaya kanal olacağımız, gönlümüzü hoş, ruhumuzu bütün kılacak aşktan anları da beraberinde getirecek bir yıl olsun 2014... 

28 Aralık 2013 Cumartesi

kocaman ayakların bilgeliği

Kocaman ayakların bilgeliği...

Dünyaya yeni gelen kocaman ayaklı bu minik bilgenin adı Maya... Hayata gözlerini açar açmaz ailesinin yolculuğuna dahil oluyor; bir sağa bir sola rastgele attığı adımları ile. Yaşamına ve yolculuğuna dair herşeyi ona anlatmak için aile büyükleri hazırolda bekliyorlar. İlk olarak onun doğumunu kutluyor ve ardından tanışmak için uzun burunları ile kokluyorlar Maya'yı. Onun için dünyadaki en güvenli yer annesinin tonlarca ağırlığındaki bedeninin altı... Ne de olsa iki sene boyunca annesi besleyecek onu sütüyle, sevgiyle... Aile ise güven, emniyet ve kuvvet ile tanımlanıyor; anlamına geliyor içgüdüsel olarak...
Sürekli bir yolculuk halinde Maya, ailesi ile birlikte... Kendi aralarında çok değişik frekansta çıkardıkları seslerle haberleşiyorlar... Yolculuklarındaki arkadaşları maymunlar yoldaki palmiyelerden birşeyler atıştırmak isterlerse onlara yardımcı olyor :) Maymunlar, Maya'nın ailesinin uzanamayacağı dallardaki yiyecekleri alıyorlar, Maya'nın ailesi ise güçlü ayakları ile onları kırıyor ve karınlar böylece doyuyor :) Mayıs ayında, bahar şenliği niyetine bütün aileler ırmakta bir araya geliyorlar ve Maya ilk kez orada arkadaşları ile tanışıyor... Uzun süredir görüşmemiş anneler ise yeniden karşılaşmanın keyfini çıkarıyorlar... ve büyüklerin çağrısı ile yeni bir yolculuk daha başlıyor... Maya telaşlı adımlarla ailesinin yanına gidiyor...

Doğanın karşısında ağırbaşlı olmanın bilgeliği var kocaman ayaklı minik Maya'nın hamurunda...

Yolun açık olsun miniğim... bilgelik dolu ışığın için sana teşekkür ederim...

ışık ve aşkla...

burçak




22 Aralık 2013 Pazar

kıvılcım...

En uzun karanlığın onurlandırıldığı ekinoks...
Karanlığın alışılageldiğinden daha uzun süreceğini koşulsuz sevgi ile kabul etmiş olmanın verdiği huzur... 
Eskimeye yüz tutmuş yıl'ın son dolunayı ve muhteşem bir değişim dönemi... 
Etrafımızdaki yanar dönerli ışıkların kalbimizde yarattığı coşku ve yeniye duyulan özlem... 
Nasıl bir kız çocuğu olduğunuzu anımsayarak kendinizi, kendinizi sevmeye açtığınız o kutsal an...
Yaşamınızdaki en çok sevdiğiniz insana duyduğunuz hisleri, kalbinizin ortasına yerleştirerek nefesinizle büyütürken akan şifa gözyaşları...
Hiç tanımadığınız birine sarılmanın verdiği muhteşem his... 
Geçmişe dair iyi ki gerçekleşmeyen dilekleriniz...
Öz'den öz'e seslendiğinizde bedeninizin titreşimine şaşkın şaşkın bakakalmanız...
Bir kitap sayfası araladığınızda karşınıza çıkan küçücük bir hikaye...
Küçük mutluluklarınız... muhteşem dostlarınız... koskocaman aileniz... 
İçinizdeki çocukla kurduğunuz bağlantı ve ardından gelen kaçınılmaz mutluluğunuz...
Zamanın kavramını yitirmeniz ve başbaşa kaldığınız yaratıcılığınız...
Yunus sürülerinin coşkusuna benzer halleriniz...

ya da koşulsuz sevgiyle sizi tanıştıracak; sizi koşulsuz sevgiye taşıyacak o küçücük kıvılcım her ne ise... dilerim kesişsin yollarınız... 

ışıkla... aşkla...
burçak 





10 Aralık 2013 Salı

kırmızı pelerin...

Annem incecik bir pelerinle geçirmiş tüm hamileliğini Sivas'ın dondurucu soğuğunda. Sokağın karşısındaki hastaneye yolcu ederken babamı, pencereden el sallamak için perdeyi araladığında birbirlerini buz tutmuş camın ardından göremezlermiş. Evcilik oyunlarının en güzel anıları dostları ile geçirdikleri kendi halinde sofralarmış. Kadınlar kendi aralarında kahvelerini içerken, doktor olmak yolundaki iki asistan sokaktan geçen limoncunun cebindeki paralara pek özenirlermiş. Hafta sonları biri üç kişilik, diğeri ise üç kişi olma yolundaki iki kendince kocaman aile sarı bir vosvos'a binerek kendilerine piknik alanları yaratırlarmış. O dönemde tamamen süpriz olan doğumda "kız" çocukları olmuş bizimkilerin... Fatsa'dan kocaman bir aile kendini yollara atmış ve Rahmetli dayım hastanenin kapısında kendini içeri almayan görevlilere olanca sesiyle bağırıyormuş "çekilin ben dayıyım :)"... Doğduğumda, bebekliğimin teyzesi, Cevhere Teyzem çok dua etmiş, bahtı açık olsun diye... Hala durur düşünürüm zaman zaman ve ilk duanın huzurunu hissederim hücrelerimin en derininde... Ardından benden bir kaç yaş büyük iki arkadaşım oluvermiş kendiliğinden. Elvan ve Özgür. Her ikisinin de babası göz doktoru olduğu için benim zavallı fatoş bebeğimin sürekli gözünü ameliyat ettiğini anlatır bizimkiler ve güleriz... Gerçi bu konuda annemin hatasının pek telafisi yok... Eskidiği için attı Fatoş Bebeğimi, annem çok çirkindi diyor ama bence çok güzeldi. Tek gözü yoktu ama olsundu :))
Ömer amcam şimdi dede oldu... Cevhere teyzem ise babaanne... Esvan muhteşem fotoğraflar yakalıyor gönül gözü ile... onların uğurları bir ömür üzerimde ve benimle... sanırım bir kaç aileye ait hissetmesi mümkün insanın... benim bir kaç tane var... iyi ki...
Sizleri çok özledim ve seviyorum...
Sevgi ve ışıkla...
burcakınız...

8 Aralık 2013 Pazar

deneme II

Güneş, ince tül perdeden süzülerek yüzüne yansıdı. Günün ilk ışığı ile kalkmak istemese de, uyuyamazdı işte bir kez uyandıktan sonra. Başucu kitaplarından birini eline almayı düşündü ve doğrulttu biraz kendini yatakta. Ne de olsa bir hafta süre ile işe gitmeyecekti. Kendine böyle bir hediye vermişti yeni yıl yaklaşırken. Amacı sadece kendine biraz zaman ayırmak ve dışardaki renkli, cıvıl cıvıl caddelerin kırmızı, beyaz coşkusunu yaşayabilmekti.
Türkiye’ye geleli henüz üç ay olmuştu ve uzakta geçen yıllarda farklı farklı şehirlerde yaşamıştı yeni yıl coşkusunu. Bu sefer de tanıdığı, küçüklüğünden yadigar sokaklarda olmak istedi, biraz olsun merkezini bulmak için.
Yatakta eline aldığı kitabın sayfalarını rastgele açarken dışarıdan gelen martıların sesi bugünün diğer günlerden farklı olduğunu kulağına fısıldar gibiydi...

***
Bazen hayatımızda bir günü diğerinden farklı kılan anlar, sesler, yüzler vardır... sizin için her ne ise onu koyarak devam edin hikayenize... bir dilek tutun ve dileğinizi teslim edin...

her birimizin, bir günü diğerinden farklı kılacak hikayesinin kahramanları, bir diğerininkinden farklı...

derin bir nefes alın ve yazın kendi payınıza düşeni...

ışıkla...

burcak

6 Aralık 2013 Cuma

Let go...

Let Go... Let GOD !!!

Hayatın en doğal haliyle akmasına izin veriyorum, nefesim gibi... Düşüncelerimi dalgaların ahengiyle aynı kıyıda buluşturuyorum... Korkularımı değil mucizelerimi yaratıyorum, kendimi akan nehrin sularına özgürce bırakarak... İzin veriyorum... tutunduğum her ne varsa teslim ederek... bereketi yaratıyorum ve de koşulsuz sevgiyi... gözlerimi kapatıp sarmalıyorum kendimi çocukların neşeli sesleriyle ve öğreniyorum onlardan yaşamı, her gün yeniden doğmanın muhteşemliğini, oyun oynamayı... ve ben akışta kalmayı seçiyorum, şimdi...

Ve öyle de oldu...

Sevgi, aşk ve ışıkla...
Burcak

31 Ekim 2013 Perşembe

1.11...

1.11.2013 hoş gelmiş :)) her ne ise aklınıza gelen gerçekleştiğini imgeleyerek gülümseyin ve şükredin... nasıl olacağını bırakın ilahi olan sizin için, bir'in ve bütünün hayrına olacak şekilde sunsun önünüze... istemedikleriniz ya da korkularınız yerine her ne istiyorsanız ona odaklanın... AŞK, ŞİFA, BEREKET, YÜREĞİNİZDEKİ İŞ... her ne ise... 

"Canının canıma ekli olduğu ailem, dostlarım, teyzelerinin aşkları ve varlığıma ışığını katan herkes için hazırladığım yeşillikler içinde bir kır evinin bahçesinde harika bir kahvaltı sofrasındayım, çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorum doğanın fısıltısının yanı sıra... masanın etrafında AŞKI, ŞİFAYI, BEREKETİ, YAŞAM AMACIMIZI DESTEKLEYEN HER ADIMIMIZI onurlandırıyor ve kutluyoruz içimize sığmayan bir coşku ile... Masanın etrafındaki herkesin yüzünde şükretmenin ve teşekkür etmenin, tam ve bütün olmanın muhteşem rahatlığı var..." ve de öyle oldu... 

Sevgi & Işıkla
Burçak

Hadi bir hesap yapalım beraber. İster misiniz?  Merak ediyorum... tıpkı yolunu kaybetmiş, ancak kaybolduğunun farkında olmayan bir çocuk gib...